Ogilvy Istanbul

İstihbarat

Küresel Ogilvy Ağı’ndan ve lokal stratejistlerimizin kaleminden güncel bilgiler.

Apple, HomePod’la Yine Apple’lığını Yaptı

 

iPhone’un ilk cep telefonu olmadığını unutmak zor olabilir. Hatta ilk akıllı telefon bile değildi. iPhone “en iyi” akıllı telefon mu tartışılır ama dünyadaki en popüler akıllı telefonu olduğu kesin.

 

İşte Apple işleri böyle yürütüyor. Yenilikçi bir şirket, evet ama mükemmelleştirici bir şirket aynı zamanda. Bilgisayar, tablet, akıllı kol saati, bunların hepsi Apple’ın ilk yinelemelerinden önce de mevcuttu, yine de Apple “en iyi” versiyonu çıkaranmış gibi görünüyor hep: Daha güzel görünen, bir miktar daha sorunsuz çalışan, yüksek fiyat etiketine sahip ürünler yaratıyor ve bu ürünler yoluyla ileriye dönük standartları yeniden belirlemiş oluyor.

 

Apple aynı taktiği, ev tipi kişisel asistan hoparlörler için de kullanmış gibi görünüyor. Geçen hafta düzenlenen Dünya Geliştiricileri Konferansı’nda Apple, Amazon Echo’ya ve Google Home’a uzun süredir beklenen yanıtını vererek HomePod’u piyasaya sürdü. Yüksek fiyatı (350$) dışında HomePod’un ilk göze çarpan özelliği ince hatlı, minimalist görüntüsü. Yani, çok Apple görünüyor.

 

Ve tam Apple tarzına yakışır şekilde, yalnızca ilk akla gelen ürünlerle değil, perifer ürünlerle de yarışıyor. Yüksek kalite bluetooth hoparlörler, dikkat edin. Tanıtımın önemli bir kısmı HomePod’un içindeki yüksek kalite hoparlör sistemi sayesinde birinci sınıf bir müzik hoparlörü olmasına dayalıydı. Ses kalitesi Echo ve Google Home’u fersah fersah geçecek, yani Bose ve Sonos’un ürünlerini de baş aşağı edebileceği anlamına geliyor bu.

 

Elbette HomePod’un Echo ve Google Home üzerinde işlevsel bir gelişme olup olmadığına dair jüri kararı henüz çıkmadı. Her zaman olduğu gibi kuşkucular mevcut, çünkü Siri pek çokları için ses kumanda güvenirliği açısından Alexa ve Google Assistant’ın gerisinde kaldı. Apple’ın Siri’nin geliştirilmesi gerektiğini bildiği için kişisel asistan hoparlör konusunda bu kadar uzun süre beklediği fikri de kulağa gayet inandırıcı geliyor.

 

Mobilite kavramı uzun zamandır elimizdeki cihazla bağlantılı olarak düşünülmekte. Oysa ses tanıma teknolojisi farklı bir geleceğe işaret ediyor. Bu gelecekte, düğmelere basmamıza veya klavyede birşeyler yazmamıza gerek kalmadan ihtiyacımız olan herşeyi elde edebileceğiz. Yani Spike Jonez’un Aşk filmindeki, mobil cihazların minik kitapçıklara benzediği ve insanların mütemadiyen sanal asistanlarıyla konuşma halinde olduğu (kimilerinin de abayı yaktığı) ortama benzeyecek gibi. Apple, temel teknolojinin asıl fırsatın yattığı yer olduğunu biliyor. Konferans sırasında vurgulanan konulardan biri de Apple’ın uygulama geliştiriciler için yeni bir artırılmış gerçeklik yazılımı sunmasıydı. Ev asistanı alanında olduğu gibi, Apple AR veya VR konusuna dikkat çekici bir giriş yapmış değil ama eli kulağında sanki.

 

Geçmişten öğrendiğimize göre, Apple yeni mobilitenin geleceğini açık açık yaratan taraf olmayacak. Ama yine de onun hâkimi haline gelebilir.

 
mobilDavid Ogilvy